İş arama izninin kullanılması hususunda kanun iki temel yöntem benimsemiştir: günlük kullanım ve toplu kullanım. İşçi her çalışma günü mesai saatleri dahilinde en az 2 saat iş arayabileceği gibi, bu saatleri ihbar süresinin sonuna toplayarak erken ayrılış sağlayabilir.
Toplu Kullanım Hesabı: İhbar süresi içerisindeki fiili çalışma günleri tespit edilir. Örneğin, 6 haftalık (42 günlük) ihbar süresi olan bir işyerinde haftada 6 gün çalışılıyorsa toplam 36 iş günü mevcuttur. Günlük 2 saatten 36 × 2 = 72 saatlik iş arama izni birikir. İşyerinde günlük yasal çalışma süresi 7,5 saat ise: 72 ÷ 7,5 = 9,6 gün (yaklaşık 10 iş günü) eder. İşçi bu 10 iş gününü ihbar süresinin sonuna denk getirerek işyerinden 10 gün önce ayrılabilir ve bu süre boyunca tam ücrete hak kazanır.
Kullandırmama ve Fiilen Çalıştırma Yaptırımı: İş Kanunu m. 27/2 amir hükmü gereğince yaptırım ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur:
- İzni Vermeme Durumu: İşveren işçiye iş arama izni vermez veya erken çıkarmazsa, o sürenin normal çalışma ücretini ödemek zorundadır.
- İzni Vermeyip İşçiyi Çalıştırma Durumu: Eğer işveren izin vermediği gibi işçiyi o saatlerde işyerinde çalıştırmaya devam ederse; işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı normal ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini de yüzde yüz (%100) zamlı öder.
Pratikte işçi zaten aylık maktu ücretini tam olarak aldığından, kullandırılmayıp çalıştırılan iş arama saatleri için ilave 1 kat zamlı ücret ödenir; böylelikle işçi o çalışma süresi için toplamda 2 katı (çifte) ücrete hak kazanmış olur.